Heyy BEN BURCU YAZDIĞIMI GÖRÜYOSAN BENİ ARA KONUŞALIM BOŞALTİM SENİ :))
NUMARAM: 0035 351 57 32

stresimi ondan çıkarmıştım

Selamlar. İsmim Deniz İstanbulda oturuyorum ve şuan 24 yaşındaım, bu
olaylar başımdan geçeli epey süre oldu. Tam olarak üniversite sınavına
hazırlandığım zaman aralığıdna gelişti. Sınava 3-4 ay kalmıştı ve ben
aşırı stres içindeydim, herefim en azından ilk beş bin gibiydi. O ana
kadar stresle çalışmaya devam etmiştim. Ancak, artık odaklanıp da
çalışamıyordum ve kafayı tamamen sıyırmaya başlamıştım. Sabahtan akşama
kadar netteydim, bunun da yarısından fazlası pornoyla geçiyordu. O
zamanlar cd’lerim vardı bir sürü, çeşit çeşit filmlerden koleksiyon.
Bunları çok iyi saklıyordum ama yetmemişti.

Bir akşam dersaneden eve geldim, annem çok sinirliydi. Ne olduğunu
anlamam uzun sürmedi. Bütün o güzelim pornoları bulmuştu annem.
Bağırmaya çağırmaya başladı. Yok kafayı mı yemişim, yok sapık mıymışım,
yok sınavı ne yapacakmışım. Bağırdı bağırdı, şükür babam evde değildi ki
pek bana karışmazdı. Ben de bağırdım karşılık olarak “Sana ne be, ne
yaparsam yaparım! Zaten psikolojimi siz bozdunuz, stresten kafayı yedim!
Bu yaşımda gün yözü görmedim be” bir sürü şey söyledim sinirle. Neyse
işte, kendimi odaya kapadım o akşam da öyle bitti.

Sonraki gün dersaneye gitmedim, erkenden eve geldim. Kapıdaki manzara
fenaydı, bir çift topuklu ayakkabı vardı kapının önünde. İçeri girince
ne olduğunu anladım, komşulardan biri Yeliz abla misafirliğe gelmişti.
Yeliz abla annemden biraz daha genç ama yine de olgun bi kadındı. Yerden
bitmeydi ama çok hoş bir vücudu vardı, kalçaları ve poposu kocamandı,
memeleri de büyüktü ama biraz sarkmıştı. Saçını örtmeyen başörtüleri
takardı genelde, ama bunun dışında vücudunu teşhir ederdi. Uzun ama dar
etekler giyer, sütyensiz tişört giyer ve dekoltelilerden seçer,
saçlarını farklı farklı renklere boyar, makyaj yapar, topuklu giyerdi.
Duldu, gençliğinde kaçmış İstanbul’a, sonra da bir şekilde kocasını
bırakıp tek başına yaşamaya başlamış. Sağda solda gündelik işlerle
yaşamını sürdürürdü, ama benle yaşıt oğlu Cihan ile nasıl geçinirlerdi
hiç anlamazdım.

Selam verdikten sonra salona uğramadım, direk odama gidip yattım. Dalmış
olduğumu, başımın arkasında tatlı bir sesle duydum. “Hşşt, küçük azgın,
uyan hadi işimiz var.” Yeliz ablanın anadolu ağzıyla çıkardığı ses beni
anında uyandırmıştı. “N’oluyo?” der demez cevap verdi: “Annen
alışverişe çıktı hayırsız, gel biraz konuşalım”. Kalkmama yardım
ettikten sonra konuşmaya devam etti, tam hatırlamıyorum ama şöyle bir
şeyler dedi: “Duydum ki ailene çok sorunlar çıkarıyormuşsun. Oysa onlar
senin için en iyisini istiyorlar, özel okullar, dersaneler, bu durumda
nete girmene bile izin veriyorlar. Ama sen hiç onlara değer vermiyorsun,
bu beni çok üzdü. Ben de seni rahatlatmaya karar verdim.” dedi. Sol
yanıma otururken sağ eliyle yavaş yavaş eşofmanımı okşamaya başladı. Ne
diyeceğim bilemiyodum, ağzımdan anlamsız heceler çıktı.

“Rahat ol sen ya, dedim ya amacım rahatlatmak seni zaten. Ki bir şey
yapmana gerek yok, şu taşoğlana bi bakıversene!” ufak elini donumun
üzerine getirmiş okşuyordu. Ne yapacağımı bilemedim, ellerimle başını
doğrultarak ağızlarımızı birleştirmeye çalıştım ama o izin vermedi. “Cık
cık cık, ben sana yardım ediyorum sadece, bu senin ancak aşık olduğun
birine yapman gereken bir şey.” dedi ve oturduğu yerden kalkıp önüme
çömeldi. Eşofmanımı indirdi, damarları resmen dışarıya taşmış sertleşmiş
sikimi görünce yüzü kızardı, mutlu oldu ya bildiğin. “Vay be, sende ne
cevherler varmış be deniz? Bunla ne kızların donunu düşürürsün ama sen
ha!” diye gülmeye başladı. Elleriyle yuvarlak yapıp yukarı aşşağı
hareketlere başladı. 31 çektiriyordu yani. Ben zevkten inlemeye
başlamıştım. Kuru elleri yüzünden zor hareket ediyordu ama ben çok haz
alıyordum. Sikimin ucundan ilk kez farkettiğim şeffaf su damlaları
çıkmaya başladı. Yeliz abla parmak ucuyla bunu sikimin kafasına yaydı,
kaygan sıvı ve dokunuşlar bana inanılmaz zevk veriyordu. “Abla…”
dedim, “A-ağzına alır mısın? Boşalmak istiyorum ama böyle olmaz…”
diyiverdim. “Vay yiğenim, erkek olmuş da kadınına emir veriyor!” dedi
gülerek. Dilini uzattı, önce şöyle bir tadına bakarmışçasına yaladı,
sonra da dudaklarının oluşturduğu halkaya sikimi alıverdi. Yavaş yavaş
sikim daha derine iniyordu, dili de kafasını sarıyor, o kafadaki zevk
dalgaları bütün bedenimde dalgalanıyordu. Ve tak, bir anda nefes nefese
ağzına patladım.

Zar zor da olsa hepsini yuttu Yeliz abla, iğrense de yapabileceği bir
şey yoktu. Bildiğin midesine attırmıştım yani, napsın tükürsün mü? Sonra
bir-iki öksürdü “Vay be. Sen nasıl çocuksun be, evlenme vaktin gelmiş
ha! Gerçi ben senin yaşında evliydim ya… ” biraz konuştuk. Annemin
ricasıyla gelmiş, beni biraz rahatlatsın diye. Bir daha görüşür müyüz
diye sordum, “ben bir daha ailene karşı gelmene izin verir miyim
sanıyorsun!” dedi. Ben de sonraki buluşmamız için hazırlıklar yapmaya
başladım.

Şans, bu buluşma gelecek haftaya denk geldi. Geçen haftaki olaydan beri
31 çekmemiştim, bu sayede bir üç kere daha yorulmadan boşalacak
kapasitedeydim. Aynı olaylar oldu, odamda ikimiz yanyana geldik. “Abla,”
dedim “memelerini görmek istiyorum, n’olursun?”. “Annenden yeterince
süt içemedin mi hayırsız” dedi, benim de yardımımla üzerindeki bluzu
çıkardı. Sütyen giymediği için hafif sarkık memeleri orda duruyordu.
“Off” dedim, ellerimle yoğurmaya, yavaştan öpmeye yalamaya başladım.
“Hayırsıza bak, neler de bilirmiş ha!” dedi kahkalarla gülerken. Sarhoş
gibi bi hali vardı. Hayırsız da yeni lakabım olmuştu, neyse hayırlısı.
Memelerini yalamaya, öpmeye, emmeye, yoğurmaya, emzirmeye? devam ettim.
Bir eliyle oynaşırken diğer elimi eteğinin üstünden indirdim. Dantel
gibi hissettiren bir şey vardı, onun üzerine sürdüm. Islaklığı bulunca
üzerini okşamaya başladım. Yumuşak yumuşak okşuyordum, o da yumuşak
yumuşak inlemeye başladı. “Neler biliyorsun sen öyle… Bana da bir
şeyler öğretirsin artık” dedi bi ara. O da elleriyle sikimi okşamaya
başlamıştı.

Ben de, artık bu iş bitsin, dedim eteğini ve hop, dantelli külodunu
indirdim. Parlak, dudakları açılmış ama yine de çekici bir amcık
gözlerimin önündeydi. İlk parmağımla okşadım, sonra dilimi değdirdim
bızığına. “Aah” dedi, inleyiverdi Yeliz abla. “Bunu hiç kimse yapmamıştı
bana… İyi oldu bana rastgeldiğin, hadi koçum” dedi yine tatlı
gülümsemesiyle. Azgınlaşmıştım. Pornolarda gördüğüm gibi parmaklayarak
yalamaya başladım. Yaladıkça sulanıyor, sulandıkça kokusu ağırlaşıyordu
amcığın. Pis gibi gelebilir ama, o an insana o kadar tatlı geliyor ki.
Dakikalar geçti, inlemeye başladı, “hayvan, o küçük parmağınla nasıl
yapıyorsun onu!” diye zevk çığlıkları atıyordu eninde sonunda. Bıraktım
parmağını. Artık ona orgazmı yarrağımla yaşatacaktım. Yatağa yatırdım
onu, üzerinden bütün kıyafet parçalarını çıkardım. Bacaklarını ayırarak o
ana kadar gördüğüm en kalın haline gelmiş yarrağımın başını yavaşça
amcığına daldırdım. Her giren milimde, içim acaip bir his doluyordu.
Saçmalamadan nasıl betimliyeyim bilmiyorum, zaten fen öğrencisiyim,
benim için zor. Ama şöyle diyeyim, amcığının içine giren her bir bölüm
sanki vücudumdan ayrılıyormuş da yerine inanılmaz bir haz cereyanı
doluyormuş gibi. İçine girdim, sonra gelgitlere başladım. Yeliz ablanın
üzerinde inip kalktıkça bağırmaya, çığlıklar atmaya başladı. Orgazma
yaklaşıyordu. “içine boşalabilir miyim abla?” dedim. Bağıra bağıra,
hayya ciyaklayarak “Boşal! Haptayım!” diye bağırdı. Bu kısa
sayılabilecek sikişten sonra hepsini içine boşalttım.

Ama bu bana yetmemişti, nasıl yeterdi ki? “Abla, sana bir şey daha
göstermek istiyorum” dedim. “Ay hayırsız herif, nası siktin beni be
öyle. Senelerdir hiç böyle hissetmemiştim… Artık ne istersen yaparım
ya” dedi. Ben de onu ellerimle yönlendirerek domalttım. Belini indirdim,
kalçasını kaldırttım. Harika domalmıştı doğrusu, o kocaman parlak beyaz
göt resmen ayna gibiydi. “Off be abla…” dedim okşayarak. “Sen nasıl
bu kadar sene kocasız kaldın?” dedim. Cevabı hazırdı kaşar ablanın, “Ben
zenginlere gündeliğe giderim ya, onlarla iş yapabilmek için bekar olmak
lazım!”. “Vay orospu vay, peki hiç benim kadar güzel siken oldu mu?”.
Cevabı hazırdı “Parayla karı tutan adam nasıl düzgün sikebilsin ki?
Sende hem duygu var, hem de yarrak var be hayırsız!” bu lafı beni çok
azdırmıştı. Terkar taş gibi olan sikimi götünün yanakları arasından
amcığına götürdüm, yavaş yavaş ama sonuna kadar kökledim. “Ahh”lamalar
devam ediyordu, napsın kadıncağız böyle yarrak mı yemiş hayatında? Git
gel yaparken gözüme yatağın üstünde kalmış başörtüsü takıldı. “Bak bana
bir şeyler öğret diyodun, sana çok güzel bir şey göstericem!” dedim,
başörtüsünü aldım ve domalmış pozisyondayken örtüyle ellerini belinin
arkasından birbirine bağladım. Kitlenmişti Yeliz abla, artık tamamen
sikimin kontrolündeydi. “Evet abla, şimdi sana ne istersem yaparım, sen
de seve seve kabul edersin!” dedim.

“ne yapcan ki, görelim!” dedi. Meydan mı okuyordu ne? Yavaşça ama
bağırta bağırta amını sikmeye devam ederken başparmağımın ucuyla götüyle
oynamaya başladım. Gülmesini tutamadı “Vay hayırsız! İbne misin yoksa
sen?” diyecekken şöyle güzelce daldırdım parmağımı deliğine, lafı yarıda
kesiliverdi. “İbne mibne anlamam, sana tamamen sahip olmak istiyorum!”
dedim. Parmağımla göt deliğini genişletmeye devam ettim. Yavaş yavaş
kıvama gelmişti. Zaten bağırtıları da artmıştı, artık adam gibi köklesem
göt am farketmez inleye inleye boşalacaktı. “hadi abla, geliyorum hazır
ol” dedim, “fazla acıtma aman, tuvalete çıkamam bir daha olmaz öyle!”
dedi. Ben de yavaş yavaş, zevk almasına dikkat ederek ucundan batırdım
siki. Doğum yaparmış gibi nefes alıp veriyordu acımaması için, ben de
elimden geleni yapıyordum. Hop, yarısına kadar sokmuştum. Fena bir his,
ibnece, bok yolu falan ama sikin her tarafı sımsıkı sarılıyor. Artık
travestiyle mi yaparsınız karınızla mı bilmem de deneyin yani. İleri
geri gidiyordum, her gidişte daha da ileri gidiyordum. Zevk çığlıkları
atıyordu, ben de artık sikimin kontrolündeydim. Bağırta bağırta sikmeye
başladım yeliz ablayı, elleri bağlı olduğu için hiç bir şey yapamıyor,
apartman duymasın diye de sesini fazla çıkarmamaya çalışıyordu. Ama fena
hazlanıyordu, belli. Öyle öyle, bağırta bağırta, inlete inlete orgazma
götürdüm onu, sonra da içine boşaldım. O an bir çığlık atmış ama,
apartman sallanmıştır var ya.

O gün öyle geçti ve, sikişlerimiz, fantezilerimiz bir kaç hafta daha
devam etti. Derken enteresan ama, çok fena bir olay oldu. Cihan olayları
anlamıştı. Beni çağırmıştı konuşmak için. Ben de ne yapayım, kabul
ettim. Konuştuk, orospu çocuğu tehdit ediyordu beni, o da benim anamı
sikermiş. Siktir lan dedim. Kavga çıkıyordu ama, sonunda kararı verdim, o
da benim anamı sikebilirdi. Anlaştık, bir plan yaptık. Yelizi daha
dudaktan öpememişken kaybetmeme değmezdi.

Yeliz ablayla sonraki buluşmamızda, değişik bir fantezi yapmaya karar
verdim. Yarrağımı yalatıp güzelce döllerimi yutturduktan sonra, önce
eskisi gibi başörtüsüyle ellerini arkadan bağladım, sonra da gözlerini
daha kalın bir bezle. Hiçbir şey göremiyordu, anca konuşuyordu ve
hissediyordu. Böyle böyle yavaş yavaş, konuşa konuşa okşadım onu. Ta ki,
zil çalıncaya kadar. “Ben kim var kim yok bir bakayım” dedim o yatakta
bir şey yapamadan dururken, kapıdaki Cihan’ı karşıladım. “Şşş, konuşma
sakın. Bu anne meselesini öyle güzel halledeceğim ki hayatın değişecek”.
Kısık sesle yürümesini tembihleyerek odama götürdüm orospu çocuğunu.
Annesini o halde görünce çok şaşırmış, bildiğin kıpkırmızı olmuştu.
“Önemli biri değilmiş be abla, korkma yani yarrak için fazla
beklemeyeceksin.” dedim. iyice azgınlaşmış yeliz “ooo güzel, bu sefer
önce götten istiyorum ama, amı sonraya bırakınca daha hoş oluyor. Bi de
böyle hiç bir şey göremiyorum, çok garip bir şey ya.” dedi, ama cevap
vermedim. Cihan heyecandan kaskatı kesilmişti ama, yavaş yavaş annesine
yaklaşmaya başladı. Eşofmanını yavaşça indirdi, nutku tutulmuştu ama
siki gayet iyi durumdaydı. Annesinin arkasına geçti, yavaş yavaş götüne
girmeye başladı. “aahh… Devam et hayırsız, çok güzel oluyor böyle…
Şuan hiçbir şey göremiyorum ama seni öyle bir hissediyorum ki…”

Götten sikiş bir süre sonra sona erdi, Yeliz abla kapanışı amdan yapmak
istiyordu. ben de cihanın yerine geçerek yardımcı oldum. ellerinin
bağını çözdüm, gözlerini açmadan sırtüstü misyonere getirdim yelizi.
Amıyla oynadım hafiften, “hadi sok be, ne bekliyorsun!” diye bağırıncaya
kadar vücuduyla oynadım. Sonra da Cihanın, onun içine girmesine izin
verdim. Olanları anlamasın diye cihanın boğazından hiçbir kelime
geçemiyordu. Sadece, yavaş yavaş annesini sikiyordu. Yavaş yavaş,
annesini bağırtmaya başladı. Hızlandı, annesini orgazma yaklaştırıyordu.
Annesini inletiyordu, vücudunda okşayabileceği her yerle oynuyordu. Bu
haldeyken cihan’ın ensesinden tutun bi güzel ittim, dudakları
annesininkiyle birleşti. Annesi de haz denizinde yüzüyordu, o da.
Öpüşmeye başladılar, o şekilde ikisi de kendilerini kaybettiler. En
sonunda, yakın anlarda fena şekilde boşaldılar. Apar topar toplandı
Cihan, hiç bir şey diyemeden giyinip gitti. Yeliz de tatlı tatlı
inlemeye devam ediyordu. Ben bile ne biçim bir seks yaşadıklarını
kıskanmıştım.

Bu olaydan sonra yelizle pek birlikte olmamaya başladım, stresten de
ruhsal sıkıntılardan da kurtulmuştum çünkü. Cihanın da bir daha boyundan
büyük işlere karışacağını sanmıyorum, annesine aynı gözle bakamamıştır,
ama bir daha onunla birlikte de olamamıştır. Bana karşı gelmenin
cezasını çok fena şekilde aldı. Süper de bir üniversiteye kapak attım
ooo, bok yesinler.
Not: Ulan ben çok fena orjinal hikaye diye başladım, sonuçta bildiğin
Oldboy çakması oldu a.q. Neyse yine de güzel ya ensestçi sapıklar okur
okur 31 çeker.İsim : DenizMail : [email protected]
/* */

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir